Lise Anıları - Seksenler

Bizim bir tarih hocamız vardı, sınıftan bir arkadaşın da eniştesiydi, org çalardı, bazen orgu da yanında getirirdi derse. Derste çalmazdı tabiki! Mevzu o değil! Bir tarih anlatışı vardı, Nihat Hatipoğlu sanardınız!

Öyle canlı, tarihin arka odasına çekerdi sizi. 

"Fatih Sultan Mehmet, istanbul'u fethetmeye gidiyordu. Gemileri karadan yürüttü ama kendisi tam karşıya geçecekken, köprüde sikinovsky'yi gördü.." 


O an sınıfta bir kahkaha tufanı, dersten kopmak üzere olan öğrencilerde bir toparlanma! O zaman da sikinovsky daha yeni oynuyor, Marikosan var birde yaa! Onun espirilerinin havada uçuştuğu zamanlar! Hoca devam ediyor:

"Sikinovksi Fatih'e yol vermiyor, Fatih'e soruyor, Marikosana kim koydu?"

diyordu, Sikinovski" işte öyle matrak bir tarih hocamız vardı! Yaşı yaşımıza, canı da canımıza yakındı! Ama vurdu mu oturturdu, disiplinden dirhem taviz vermezdi! Öyle kılıç çekmeye kimse cesaret edemezdi. Suça karşı sıfır toleranslı. Sınıf tekrarı yapan bir arkadaşımız vardı, yaşı da tarih hocamızla yaşıt! Araları da çok iyi, okul dışında arkadaşlar yani!

Bir gün tahtaya dizdi bir kaçımızı, dövecek, kaçış yok,! O arkadaş da tahtadakilerin en başında! Kendisi tarih hocamızın vurmayacağından emin, kendi akrabasına kıyak yapmamış adam! Bizler de vurmaz, vuramaz diyoruz! Kankiler hem!
Ötekine vurdu vuracak derken dönüp buna bir koydu! Resmen 5 parmağının izi çıktı yüzünde!
Allah rahmet eylesin arkadaşımıza! Yok orda dayaktan ölmedi! Mekanı cennet olsun! Okuldan sonra girdiği işte, otobüslerin frenlerinin test edildiği bir makineye önlüğünü kaptırmış dediler. Kurtaramamışlar, arkasında bir yetim bırakmış! Çok ama çok üzüldük!
Biz daha çocuktuk ama onun çocuğu vardı. Hababam sınıfı gibi biraz işte.
BU DA BİZİM TARİHİMİZDEN KESİTLER!

Yorumlar

Popüler Yayınlar